K a r d e ş l i k...         D o s t l u k...      S a y g ı...         S e v g i...        H o ş g e l d i n i z...
Aktif Ziyaretci 4
Dun Tekil 40
Bugun Tekil 34
Toplam Tekil 9150
IP 38.107.191.112

Güncel Haberler


Köyümüz sakinlerinden Fırkıt'ın Kamil'in eşi Değerli Üyemiz Hasan uslanmaz'ın Annesi Fadime UslanmazVefat Etmiştir.19.03.2010

Untitled Document
DÜĞÜN GELENEKLERİMİZ

SAĞDIÇ GELENEĞİ

   Düğün sahibine yakın ve evli erkek genci olan aile tercih edilir. Çünkü, güveyin tüm ihtiyaçları düğün süresince sağdış evinde karşılanır. Güvey, düğün süresinde arkadaşları tarafından bahşiş için kaçırılabileceğinden sağdış güveyle iyi ilgilenilmesi ve koruması gerekmektedir. Davulcuların yemek, içmek, yatmak gibi işlerinden sorumludur. Davulcuyu yanına alarak düğüne gelen okuntucuların karşılanıp, uğurlanmasından sorumlu olan sağdış, düğün kahyasının verdiği ek görevleri yapmakla da mükelleftir. Asli görevlerinden önemlisi ise, gelin alma merasimini organize etmek, gelin alma merasiminde meydana gelen kapı kilitleme, çeyiz üzerine oturma gelin saklama ve gelin yoluna urgan germelerde ilgili kişilere bahşiş vererek olayı çözüme bağlamaktır.

DÜNÜR GİTME

   Köyümüzde genellikle evlilikler “görücü usulü” ile olur. Fakat ortamı küçük olduğu için kız erkeği erkekte kızı az çok tanır. Çünkü köyde işler imece usulü ile yapılırdı eskiden. Evin yetişik kızları yetişik genç delikanlıları ortak yapılan işler vardı o yüzden kız erkeği erkek de kız az çok tanırdı. Evlenecek erkek beğendiği bir kız varsa bir şekilde bunu ailesine duyurur. Erkek bir kız belirlemedi ise ailesi münasip bir kız aramaya başlar. Bu köyümüzde olabileceği gibi çevre köylerden veya başka yerlerden de olabilir. Gelin adayı belirlendikten sonra dolaylı bir şekilde kız evine haber gönderilir veya habersizce de ön ziyarete gidilir. Dünürcülükte, erkek tarafının büyükleri veya kız tarafının kıramayacağı köyün ileri gelenlerinden birkaç kişi alırlar. Ziyaret sebebi dile getirilir. Bu arada nezaket gereği kız, kahve getirme veya başka bir şeyler ikram etme bahanesiyle, her gelen dünüre çıkar, kendini gösterir. Kız, dünür yakınlarınca baştan aşağı süzülür ve dünürler izin isteyerek evden ayrılır. Bütün bu tetkiklerden sonra dünürler kızı beğenmiş ise, ikinci kez dünürlüğe gelinerek, Allah’ın emri ve Peygamberin kavli ile kız istenir. Kız tarafı bu arada düşünmek için ve kızlarına sormak için fırsat ve izin isterler. Kız tarafı bu arada dünür olacak aileyi tanıyorlarsa daha çabuk karar verirler ancak dünürler yabancı ise münasip birileri olup olmadığı, damat olacak gencin işi olup olmadığına da çok dikkat ederler. Ailenin ekonomik durumunu göz önüne alırlar. Nihayetinde son dünür gidişinde kız tarafı kabul ederse söz kesilir, duası yapılır. Nişan yapılıp yapılmayacağına, yapılacaksa tarihine karar verilir. Alınması gereken çeyizler ve takılar belirlenir. Nişan öncesi Şehire gidilerek bir takım eksikler alınır buna köyümüzde “pırtı görme” denir. Pırtı görüldükten sonra köydeki yakın akrabalar ve köyün büyükleri çağrılıp kız evinde toplanılır geline alınan malzemeler gösterilir. Oğlan tarafından alınan lokum bisküvi yüzük takmaya gelenlere kolonya ile birlikte ikram edilir. Bu arada söz kesildikten sonra gelin alınan elbise yüzük ve yemeni geline örtülerek söz kesilmiş yüzük takılmış olur. Düğüne kadar bayram varsa bayramlarda diğer günlerde hıdırellez gibi günlerde damat tarafı kız tarafına çeşitli hediyeler götürür.

NİŞAN

   Bazen nişan kararı alınmadı ise nişan töreni yapılmadan düğünde yapılır. Fakat nişan yapılacaksa nişan hazırlıkları başlar. Nişan dan önce pazara gidilir hem oğlan tarafına hem kız tarafına yemeklik için  malzeme oğlan tarafından alınırdı. Nişan için davetiye olmazdı ya şeker yada sabun ve yakın akrabalara da pazen elbiselik  dağıtırlardı eskiden. Köyü kapı kapı gezerek nişana davet ederlerdi. şimdilerde ise telefonla veya davetiye ile yapılmaktadır nişan daveti. Nişan evlerin önünde yapılırdı. Nişan ve düğünler 15 -20 yıl öncesi kadınlar kendi aralarında yaparlardı  Eğlenceler genellikle bayanlar kendi aralarında ağızdan söylenen türkülerle ve def çalınarak eğlenirlerdi.. Son yıllarda karışık nişan ve düğünler yapılıyor. Nişanda eskiden elbiselik etek para altın takılırdı.. Nişanı daha çok kadınlar ve kızlar kendi aralarında eğlenerek yaparlar. Eğlencede; teyp,müzik seti veya durumu uygun olanlar org, davul-zurna çaldırır.Nişanda gelin ve damada para,altın ve çeşitli hediyeler takılarak sona erer.

DÜĞÜN

   Köyümüzde, düğün öncesi 15 -20 yıl öncesine kadar davetiye yerine “okuntu” verilirdi. Okuntu, olarak her eve bir parça pazen denen bezden verilirdi.    Günümüzde zarflı veya zarfsız çeşitli davetiyeler verilmektedir. Düğünlerimiz genellikle Cuma günü başlamaktadır. Cuma Namazından sonra dualarla Düğün evini belli etmek için damadın evlerinin üzerine bayrak sağdıcın evine de beyaz ay ve yıldızlı bayrak dikilirdi. Düğün deki masrafların cezaların hepsini sağdıç evi sahibi karşılardı. Düğünler genellikle çalgılı olmaktadır. 15 -20 yıl öncesine kadar kadın erkek ayrı eğlenerek düğünler yapılmaktaydı. Şimdilerde düğünlerde ağırlıklı olarak davul-zurna çalgı olarak kullanılmaktadır. Düğünler ağırlıklı olarak damat evinde yapılmaktadır. Düğünlerde genellikle halay çekilmektedir. Gelen misafirlere yemek (eskiden büyük kazanlarla yöresel çorbalar verilirdi şimdilerde ise farklı yemekler olmakla birlikte genellikle döner yaptırılmaktadır) ve çay ikram edilmektedir. Cuma günü yavaş tempoda geçer. Cumartesi gündüz kına için gelin evine gidilmeden önce sini götürülürdü. Sinilerde gelin için şeherden alınan kıyafetler olurdu. Sinilere konulan malzemeler küçük çocukların başlarına konur davul ile birlikte kız evine götürülür. Kız evinde siniyi taşıyanlara hediyeler verilirdi.. Damat tarafı çalgı ile o evin önüne gelir. Kına yakmaya genellikle  kaynana götürülmez. Gelin genellikle başka evlerde olurdu. Gelin almak için gelin evinden tekrar gelinin olduğu eve gidilirdi. Kapı kitlenir kapının açılması için töre yani para verilirdi. İçeri girilir oğlan tarafından gelenler gelini süsleyip orda biraz eğlendikten sonra yine gelin evine getirilirdi gelin. Kına yakılmadan önce gelin başı övülürdü. Gelin başını övenler belli idi. mevlüt şeklinde diyeşet diyenler ve sesi iyi olanlar  gelin başını övüp kınasını yakarlardı.Kınalar yakılır oyunlar oynanır.    Cumartesi gecesi düğün çok hareketli geçmektedir. Halaylar çekilir oyunlar oynanırdı. Yalnız gençlerin geç saatlerde ya düğün evinde yada sağdıc evinde oyun çıkarırlardı. Oyunlar genellikle gençler arasında çok neşeli bir ortamda geçerdi. Damadın evinde kına gecesi yapılmaktadır. Kız tarafı içinde damada, sağdıca, kaynanaya, kaynataya, damadın kardeşlerine çeşitli hediyeler ve kınanın bulunduğu Kına sepetini oğlan evine getirerek düğününüz hayırlı olsuna gelirler. Cumartesi günü damat yanındaki damat sağdıcı tarafından evine götürülüp kınası yakılır nasihat verilirdi.  Pazar günü gelin alma günüdür. Saat 10.00 gibi damat tarafı hazırlanır ve arabalarla gelin kapısına gidilir. Gelinin olduğu evin kapısı genellikle kilitlenir eskiden sağdıc tarafından açtırılan kapı şimdilerde damadın babası, amcası veya kardeşlerinden belli istekler alınmadan kapı açılmaz. Kapı açıldıktan sonra köy büyükleri toplanılır ve muhtar huzurunda erkek tarafına kız tarafının eşyalarının değerinin tutulduğu bir senet verilir köy muhtarına da imzalatılırdı. Eşyaların bulunduğu çeyiz sandığının üzerine birisi oturur ve bir miktar para almadan çeyiz sandığı verilmez.  Gelin baba evinden erkek kardeşi tarafından GARDAŞ KUŞAĞI bağlanıp helalaştıktan sonra ya kardeşi yada babasının kolunda çıkarılır. Gelin tarafı üzüntülü, damat tarafı mutlu dualarla gelin-damat, gelin arabasına biner. Damat evine doğru yola konulur. Yolda veya damat evinin kapısının önünde eskiden taşlarla merdivenlerle veya ağaçlarla şimdiler de ise araçlarla yol kesilir. “Yol kesme” âdeti denilen bu durumda, yolu kesenler belli bir miktar para karşılığı yol açma pazarlığına girişilir. Arabanın önünde şoförün yanında oturan kişi bir miktar parayı zarfa koyarak yolu açtırır. Damat evinin önüne gelindiğinde gelin arabadan inmez Daha sonra evin önünde düğün sahibine yardım için para toplanırdı. Buna TAKI veya SAÇI denirdi. Takı veya Saçı merasimi yapılırken genellikle herkesi tanıyan ve sesi gür çıkan birisi gelin ve damadın önünde takıları bir tepsi içine koyarak kimin ne taktığını ahaliye duyurur.  Kayınbabadan bir takı ya da büyükbaş veya küçükbaş hayvan sözü alarak iner. Gelin inince üzerine tabak içinde bulgur, fıstık, şeker karışımı şeyler atılır Ayrıca gelinin önüne bir helke içinde su konur ve bunun devrilmesi istenir ve gelin suyu devirir. Damat da cebinde günler öncesinden biriktirmimş olduğu bozuk paraları saçar saçılan paraları kapmak için büyüklü küçüklü herkes birbiriyle yarışırdı. Bu paranın önemi kısmet açımı kısmetli olmak gibi olduğuna inanılarak toplanırdı. Kapıdan girmeden önce kaynana gelinle damadın önünde oynatılır. Gelin tarafından gelin olarak girdiği evin kapı eşiğine bir miktar yağ sürülür ve çivi çaktırılır. Daha sonra damat ve gelinle fotoğraflar çekilir. Tebrikleşmeler olur ve düğün sona erer.  

NİKAH

   Yatsı namazı için camiye gidilir. Namaz çıkışı köyün imamı alınır, damat evine gidilir. Önce mehir senedi ve daha sonra iki erkek veya iki kadın bir erkeğin şahitliğinde imam nikâhı kıyılır. Nikâh duası yapılır ve nikâh tamamlanmış olurdu. Nikah kıyıldıktan sonra damat tekrar oturma odasına gelir baba anne ve diğer büyüklerin evdeki misafirlerin ellerini öper zihaf odasına gitmek için odanın yolunu tutar ama o kadar kolay girilecek bir oda olmadığını yapılan işler karşısında o da anlardı. Damadı zihaf odasına götürürken damadın sırtı dövülür iğneler dürtülürdü ve odaya damat zor kendini atardı .Bunu müteakip günlerde de resmi nikâh kıyılır ve resmen karı kocalıkları ilan edilir.