Düğün Geleneklerimiz
Sağdıç Geleneği
Düğün sahibine yakın ve evli erkek genci olan aile tercih edilir. Çünkü,
güveyin tüm ihtiyaçları düğün süresince sağdış evinde karşılanır. Güvey, düğün
süresinde arkadaşları tarafından bahşiş için kaçırılabileceğinden sağdış güveyle
iyi ilgilenilmesi ve koruması gerekmektedir. Davulcuların yemek, içmek, yatmak
gibi işlerinden sorumludur. Davulcuyu yanına alarak düğüne gelen okuntucuların
karşılanıp, uğurlanmasından sorumlu olan sağdış, düğün kahyasının verdiği ek
görevleri yapmakla da mükelleftir. Asli görevlerinden önemlisi ise, gelin alma
merasimini organize etmek, gelin alma merasiminde meydana gelen kapı kilitleme,
çeyiz üzerine oturma gelin saklama ve gelin yoluna urgan germelerde ilgili
kişilere bahşiş vererek olayı çözüme bağlamaktır.
Dünür Gitme
Köyümüzde genellikle evlilikler “görücü usulü” ile olur.
Fakat ortamı küçük olduğu için kız erkeği erkekte kızı az çok tanır. Çünkü köyde
işler imece usulü ile yapılırdı eskiden. Evin yetişik kızları yetişik genç
delikanlıları ortak yapılan işler vardı o yüzden kız erkeği erkek de kız az çok
tanırdı. Evlenecek erkek beğendiği bir kız varsa bir şekilde bunu ailesine
duyurur. Erkek bir kız belirlemedi ise ailesi münasip bir kız aramaya başlar. Bu
köyümüzde olabileceği gibi çevre köylerden veya başka yerlerden de olabilir.
Gelin adayı belirlendikten sonra dolaylı bir şekilde kız evine haber gönderilir
veya habersizce de ön ziyarete gidilir. Dünürcülükte, erkek tarafının büyükleri
veya kız tarafının kıramayacağı köyün ileri gelenlerinden birkaç kişi alırlar.
Ziyaret sebebi dile getirilir. Bu arada nezaket gereği kız, kahve getirme veya
başka bir şeyler ikram etme bahanesiyle, her gelen dünüre çıkar, kendini
gösterir. Kız, dünür yakınlarınca baştan aşağı süzülür ve dünürler izin
isteyerek evden ayrılır. Bütün bu tetkiklerden sonra dünürler kızı beğenmiş ise,
ikinci kez dünürlüğe gelinerek, Allah’ın emri ve Peygamberin kavli ile kız
istenir. Kız tarafı bu arada düşünmek için ve kızlarına sormak için fırsat ve
izin isterler. Kız tarafı bu arada dünür olacak aileyi tanıyorlarsa daha çabuk
karar verirler ancak dünürler yabancı ise münasip birileri olup olmadığı, damat
olacak gencin işi olup olmadığına da çok dikkat ederler. Ailenin ekonomik
durumunu göz önüne alırlar. Nihayetinde son dünür gidişinde kız tarafı kabul
ederse söz kesilir, duası yapılır. Nişan yapılıp yapılmayacağına, yapılacaksa
tarihine karar verilir. Alınması gereken çeyizler ve takılar belirlenir. Nişan
öncesi Şehire gidilerek bir takım eksikler alınır buna köyümüzde “pırtı görme”
denir. Pırtı görüldükten sonra köydeki yakın akrabalar ve köyün büyükleri
çağrılıp kız evinde toplanılır geline alınan malzemeler gösterilir. Oğlan
tarafından alınan lokum bisküvi yüzük takmaya gelenlere kolonya ile birlikte
ikram edilir. Bu arada söz kesildikten sonra gelin alınan elbise yüzük ve yemeni
geline örtülerek söz kesilmiş yüzük takılmış olur. Düğüne kadar bayram varsa
bayramlarda diğer günlerde hıdırellez gibi günlerde damat tarafı kız tarafına
çeşitli hediyeler götürür.
Nişan
Bazen nişan kararı alınmadı ise nişan töreni yapılmadan
düğünde yapılır. Fakat nişan yapılacaksa nişan hazırlıkları başlar. Nişan dan
önce pazara gidilir hem oğlan tarafına hem kız tarafına yemeklik için malzeme
oğlan tarafından alınırdı. Nişan için davetiye olmazdı ya şeker yada sabun ve
yakın akrabalara da pazen elbiselik dağıtırlardı eskiden. Köyü kapı kapı
gezerek nişana davet ederlerdi. şimdilerde ise telefonla veya davetiye ile
yapılmaktadır nişan daveti. Nişan evlerin önünde yapılırdı. Nişan ve düğünler 15
-20 yıl öncesi kadınlar kendi aralarında yaparlardı Eğlenceler genellikle
bayanlar kendi aralarında ağızdan söylenen türkülerle ve def çalınarak
eğlenirlerdi.. Son yıllarda karışık nişan ve düğünler yapılıyor. Nişanda eskiden
elbiselik etek para altın takılırdı.. Nişanı daha çok kadınlar ve kızlar kendi
aralarında eğlenerek yaparlar. Eğlencede; teyp,müzik seti veya durumu uygun
olanlar org, davul-zurna çaldırır.Nişanda gelin ve damada para,altın ve çeşitli
hediyeler takılarak sona erer.
Düğün
Köyümüzde, düğün öncesi 15 -20 yıl öncesine kadar davetiye
yerine “okuntu” verilirdi. Okuntu, olarak her eve bir parça pazen denen bezden
verilirdi. Günümüzde zarflı veya zarfsız çeşitli davetiyeler verilmektedir.
Düğünlerimiz genellikle Cuma günü başlamaktadır. Cuma Namazından sonra dualarla
Düğün evini belli etmek için damadın evlerinin üzerine bayrak sağdıcın evine de
beyaz ay ve yıldızlı bayrak dikilirdi. Düğün deki masrafların cezaların hepsini
sağdıç evi sahibi karşılardı. Düğünler genellikle çalgılı olmaktadır. 15 -20 yıl
öncesine kadar kadın erkek ayrı eğlenerek düğünler yapılmaktaydı. Şimdilerde
düğünlerde ağırlıklı olarak davul-zurna çalgı olarak kullanılmaktadır. Düğünler
ağırlıklı olarak damat evinde yapılmaktadır. Düğünlerde genellikle halay
çekilmektedir. Gelen misafirlere yemek (eskiden büyük kazanlarla yöresel
çorbalar verilirdi şimdilerde ise farklı yemekler olmakla birlikte genellikle
döner yaptırılmaktadır) ve çay ikram edilmektedir. Cuma günü yavaş tempoda
geçer. Cumartesi gündüz kına için gelin evine gidilmeden önce sini götürülürdü.
Sinilerde gelin için şeherden alınan kıyafetler olurdu. Sinilere konulan
malzemeler küçük çocukların başlarına konur davul ile birlikte kız evine
götürülür. Kız evinde siniyi taşıyanlara hediyeler verilirdi.. Damat tarafı
çalgı ile o evin önüne gelir. Kına yakmaya genellikle kaynana götürülmez. Gelin
genellikle başka evlerde olurdu. Gelin almak için gelin evinden tekrar gelinin
olduğu eve gidilirdi. Kapı kitlenir kapının açılması için töre yani para
verilirdi. İçeri girilir oğlan tarafından gelenler gelini süsleyip orda biraz
eğlendikten sonra yine gelin evine getirilirdi gelin. Kına yakılmadan önce gelin
başı övülürdü. Gelin başını övenler belli idi. mevlüt şeklinde diyeşet diyenler
ve sesi iyi olanlar gelin başını övüp kınasını yakarlardı.Kınalar yakılır
oyunlar oynanır. Cumartesi gecesi düğün çok hareketli geçmektedir. Halaylar
çekilir oyunlar oynanırdı. Yalnız gençlerin geç saatlerde ya düğün evinde yada
sağdıc evinde oyun çıkarırlardı. Oyunlar genellikle gençler arasında çok neşeli
bir ortamda geçerdi. Damadın evinde kına gecesi yapılmaktadır. Kız tarafı içinde
damada, sağdıca, kaynanaya, kaynataya, damadın kardeşlerine çeşitli hediyeler ve
kınanın bulunduğu Kına sepetini oğlan evine getirerek düğününüz hayırlı olsuna
gelirler. Cumartesi günü damat yanındaki damat sağdıcı tarafından evine
götürülüp kınası yakılır nasihat verilirdi. Pazar günü gelin alma günüdür. Saat
10.00 gibi damat tarafı hazırlanır ve arabalarla gelin kapısına gidilir. Gelinin
olduğu evin kapısı genellikle kilitlenir eskiden sağdıc tarafından açtırılan
kapı şimdilerde damadın babası, amcası veya kardeşlerinden belli istekler
alınmadan kapı açılmaz. Kapı açıldıktan sonra köy büyükleri toplanılır ve muhtar
huzurunda erkek tarafına kız tarafının eşyalarının değerinin tutulduğu bir senet
verilir köy muhtarına da imzalatılırdı. Eşyaların bulunduğu çeyiz sandığının
üzerine birisi oturur ve bir miktar para almadan çeyiz sandığı verilmez. Gelin
baba evinden erkek kardeşi tarafından GARDAŞ KUŞAĞI bağlanıp helalaştıktan sonra
ya kardeşi yada babasının kolunda çıkarılır. Gelin tarafı üzüntülü, damat tarafı
mutlu dualarla gelin-damat, gelin arabasına biner. Damat evine doğru yola
konulur. Yolda veya damat evinin kapısının önünde eskiden taşlarla merdivenlerle
veya ağaçlarla şimdiler de ise araçlarla yol kesilir. “Yol kesme” âdeti denilen
bu durumda, yolu kesenler belli bir miktar para karşılığı yol açma pazarlığına
girişilir. Arabanın önünde şoförün yanında oturan kişi bir miktar parayı zarfa
koyarak yolu açtırır. Damat evinin önüne gelindiğinde gelin arabadan inmez Daha
sonra evin önünde düğün sahibine yardım için para toplanırdı. Buna TAKI veya
SAÇI denirdi. Takı veya Saçı merasimi yapılırken genellikle herkesi tanıyan ve
sesi gür çıkan birisi gelin ve damadın önünde takıları bir tepsi içine koyarak
kimin ne taktığını ahaliye duyurur. Kayınbabadan bir takı ya da büyükbaş veya
küçükbaş hayvan sözü alarak iner. Gelin inince üzerine tabak içinde bulgur,
fıstık, şeker karışımı şeyler atılır Ayrıca gelinin önüne bir helke içinde su
konur ve bunun devrilmesi istenir ve gelin suyu devirir. Damat da cebinde günler
öncesinden biriktirmimş olduğu bozuk paraları saçar saçılan paraları kapmak için
büyüklü küçüklü herkes birbiriyle yarışırdı. Bu paranın önemi kısmet açımı
kısmetli olmak gibi olduğuna inanılarak toplanırdı. Kapıdan girmeden önce
kaynana gelinle damadın önünde oynatılır. Gelin tarafından gelin olarak girdiği
evin kapı eşiğine bir miktar yağ sürülür ve çivi çaktırılır. Daha sonra damat ve
gelinle fotoğraflar çekilir. Tebrikleşmeler olur ve düğün sona erer.
Nikah
Yatsı namazı için camiye gidilir. Namaz çıkışı köyün imamı
alınır, damat evine gidilir. Önce mehir senedi ve daha sonra iki erkek veya iki
kadın bir erkeğin şahitliğinde imam nikâhı kıyılır. Nikâh duası yapılır ve nikâh
tamamlanmış olurdu. Nikah kıyıldıktan sonra damat tekrar oturma odasına gelir
baba anne ve diğer büyüklerin evdeki misafirlerin ellerini öper zihaf odasına
gitmek için odanın yolunu tutar ama o kadar kolay girilecek bir oda olmadığını
yapılan işler karşısında o da anlardı. Damadı zihaf odasına götürürken damadın
sırtı dövülür iğneler dürtülürdü ve odaya damat zor kendini atardı .Bunu
müteakip günlerde de resmi nikâh kıyılır ve resmen karı kocalıkları ilan edilir.